Diyet safsatası

21 Aralık 2013
293 kez okundu

Diyet ve benzeri oluşumlar Türk delikanlılarını güçten düşürmek ve Türk tebasının devamını engellemek için dış mihraklar tarafından çıkarılmış bilinçli bir düzmecedir.Amaç; eskiden bir oturuşta bir koyunu götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak çalışmaya devam eden büyük Türk kadınlarını, aerobik yapan, çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını çinliler gibi sıska ve zayıf; veya tersi uygulamalarla avrupalılar gibi obez bir ırk haline getirmektir.

Sağlık ve azmiyle, kurtuluş savaşında 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir Türk babayiğidinin diyet uğruna, pazar arabası ile pazara çıkmaya muhtaç duruma düşürülmesinden daha kötü ne olabilir ? Ninelerimizin, annelerimizin doğal bitki ve sebzelerle, kendi imkanlarıyla yaptığı süt, yoğurt, ayran ve yağlarla bizleri beslediği dönemlerinde kalb hastalığı varmıydı ? varsa neredeydi ? Bugün teknoloji çağından ve internet ortamında yaşamaktayız. Teknolojinin imkanlarından faydalanarak etrafımıza şöyle bir baktığımızda, feminizm ve eşitlik adı altında oynanan bu oyun değerli Türk kızlarının akıllarını çelmekte; Yemek yapmayı bilmeyen, beceriksiz, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküviyi yiyecek sanan, et yemeyen, geleneksel mutfağına bağlı kebap sever kişileri cahil gören; ulusumuzu sinirli bir yapıya, bir deri bir kemiğe dönüştürmeye çalışan dış mihrakların planlı, programlı bir oyunudur.

Ey millet! Gelin bu oyuna düşmeyelim, kalori, diyet gibi delikanlılığı bozan tuzaklara kapılmayalım.Geleneksel Türk yemeklerinden şaşmadan güzel beslenelim. Ne Avrupa ne de Çin mutfaklarına özenmeden ne obez ne de sıska ve zayıf olmadan, sağlığımıza değer verelim. Gürbüz ve güzel insanlar yetiştirelim. Sağlıklı günler dileğiyle.

Yazarın Son Yazıları

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz