Pekmez Akıllı Hikayeleri

26 Ocak 2014
294 kez görüntülendi

Pekmez Akıllı Hikayeleri

Pekmez Akıllı Hikayeleri – 1

Kırşehirli birinin depremde evi yıkılır (bazıları 1938 Akpınar depremine yorumlar). Ailece uçuntular, yıkıntılar arasından sağ kurtulurlar. Depremzede komşular yıkılan evlerinin arasından altın vb. değerli eşyaları kurtarmak için can havli ile koştururlarken bizimki karısına telaşla der ki; “aman avrat pekmez cerenini kurtar, çıkar”… Altın ve öteki kıymetli eşyaları dururken, pekmezi kurtarma telaşını görenler, Kırşehirlileri alaya almak için bunu söyleye gelmişler. Ama onların anlayamadıkları bir şey varmış; çünkü altın deprem ortamında ekmekle yenmez ve çoluk çocuğun karnını doyurmaz yani o an hayatta kalmak için altınların hiçbir faydası olmaz…

 

Pekmez Akıllı Hikayeleri – 2

Eskiden hacca at ve develerle giderlermiş. Bizim Kırşehirli hacı da hazırlanmış, devesine yükünü yüklemiş. İki çanak da pekmez sarıp çıkmış yola, katılmış hac’a gidenlerin kervanına… Kimsede akıl erdirememiş bizim hocanın yanında pekmez götürmesine. Varmışlar Arabistan çölüne, yatakları serip bir güzel mucur.net yatmışlar. Bu arada bizim hacı daldırmış cezveyi pekmez çömleğine, yattığı yerin etrafına bir çember çizip dökmüş pekmezi. Sabah kalktıklarına bir de bakmışlar ki herkes panik içinde… Çünkü birçok kişiyi akrep sokmuş. Bizim Kırşehirli hacının pekmezine takılan akrepleri gören diğer hacılar ise hemşerimizin niye yanında pekmez getirdiğini anlamışlar ve o andan itibaren hemşerimize akıllı adam anlamına gelen PEKMEZ AKILLI demeye başlamışlar.

 

Pekmez Akıllı Hikayeleri – 3

Kırşehirli hemşerimiz Ankara pazarında Kırşehir’den getirdiği pekmezleri Akıllı Pekmez Hikayeleri – 3satmaya gitmiş, kısa bir süre sonra hepsini satmış, cebine parasını koymuş. Ardından ihtiyaçlarını karşılamak üzere şöyle bir pazarı gezmiş ve pazardan alacak bir şey bulamayınca gitmiş, sattığı pekmezden kazandığı parasıyla başka bir satıcıdan tekrar pekmez satın almış. Bunun sebebini soranlara da pazarda pekmezden daha değerli bir şey bulamadığını söylemiş. Diğer satıcılar buna pek anlam verememişler ama bıyık altından da gülmeyi ihmal etmemişler. Hemşerimiz 1 hafta sonra yine aynı pazarda geçen hafta aldığı pekmezleri güzel bir karla tekrar satmış. Kırşehirli hemşerimizin bu kıvrak zekası karşısında oldukça etkilenen diğer Pazar esnafı bundan böyle tüm Kırşehirlilere PEKMEZ AKILLI demeye başlamışlar.

 

Pekmez Akıllı Hikayeleri – 4

Bir kış günü Kırşehirli hemşerimiz, o zamanki adı ile “Hergele Meydanı”nda Akıllı Pekmez Hikayeleri – 4(daha sonra ismi İtfaiye Meydanı oldu) şimdiki adı ile Opera Meydanı’nda pekmez satarmış. Oradan geçen bir adam evine büyük birkaç parça cam götürürmüş, ancak cam o yana kayar, bu yana kayar adama zorluk çıkarırmış. Pekmez satmaya çalışan bizim Kırşehirli, “birader o cam öyle gitmez, şuradan iki kilo pekmez al, sana nasıl götüreceğini söyleyeyim” demiş. Camı götürmekte zorlanan adam bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüş ve hemşerimizden iki helke pekmezi satın almış. Bizim Pekmezci hemşerimiz adama; “camların köşelerine, parmağınla pekmez sür rahat rahat mucur.net götürürsün” demiş. Adam hemşerimizin dediğini yapmış ve rahatça camı evine götürmüş. Gel gör ki, camları evinde birbirinden ayıramamış. Soluğu tekrar bizim pekmezcinin yanında almış ve durumu anlatmış. Uyanık hemşerimiz adama “şuradan iki helke pekmez daha al da kolayını söyleyeyim” demiş. İki helke daha pekmez alan adama, “camların arasına sıcak su dök hemen ayrılır” demiş. İşte hemşerimizin pratik zekâsına, uyanıklığına şahit olan çevresindekiler hemşerimize bundan böyle hep akıllı adam analamında”pekmez akıllı” demişler.

 

Pekmez Akıllı Hikayeleri – 5

Kırşehirli bir Ağanın konağı yanmış. Ağa telaşla etrafındakilere bağırıyormuş; “bekmezi alın çıkın gerisine ellemeyin!” diye… Çünkü ağanın ağa olmasının sebebi pekmez üretip satmasından dolayı imiş. O da kendisini ve çalışanlarını bu günlere getiren nimete nankörlük etmek istemeyip, saygısını bu şekilde göstermek istemiş…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz