TURİZM

24 Aralık 2013
383 kez görüntülendi

TURİZM

Turizm açısından olağanüstü güzelliklere sahip olan Mucur’un tanıtılmaması ve turizm konusunda gerekli yatırımların yapılmaması nedeniyle ilçe, turistlerin konaklamadan geçtiği bir yer konumundadır.

Yeraltı şehri, mağaraları, inleri, Seyfe Gölü, türbeleri ve kilometrelerce uzanan zümrüt yeşili vadisi, iç ve dış turizm açısından bulunmaz güzelliktedir. Mucur’a bağlı köylerinin birçoğunda bulunan mağaralar, inler açıldığı takdirde kilometrelerce uzunlukta mağaralar ve yeraltı şehirlerinin ortaya çıkacağı bir gerçektir. Şehir merkezinde bulunan Yeraltı şehri maalesef gerçek yeraltı şehrinin çok küçük bir kısmıdır. Diğer bölümler ise yavaş yavaş yıkılarak harebeye dönmektedir.

Tarihi ve Turistik Yerleri

– Mucur Yeraltı Şehri
-Kepez Yeraltı Şehri
– Keişlik
– Kilise (Manastır)
– Uyluk ve Kabadurak Şehir Kalıntıları
– Aksaklı Kilisesi ve Kalesi
– Aşılık Mağarası
– Yeniceköy İnleri
– Yeşil Vadi (Mucur) 

Yeraltı Şehri

Mucur Yeraltı Şehri : Mucur İlçesi’nin merkezinde, Hamidiye Mahallesinde olup ülkemizin önemli tarihi yeraltı şehirlerinden birisidir.

Mucur Yeraltı Şehri, erken Hiristiyanlık Döneminde M.S. 4-5 yy. da yapıldığı tahmin edilen bu yerleşimler sığınma yerleridir. Mucur’un bu yüzyıllarda Kapadokya bölgesinin Hıristiyanlık aleminin belli başlı şehirlerinden olduğu bilinmektedir. Saldırılardan korunmak amacıyla yapıldığı hususunda bilgiler bulunan Mucur yeraltı şehri, yer kotundan 7-8 metre aşağıda yumuşak kayalar oyularak yapılmıştır. Mucur Yeraltı yerleşimleri volkanik bir oluşum olan tüf kayalar oyularak yapılmıştır. Bazı kısımları 2-3 katlı olabilmektedir. Yeraltı Şehrinde havalandırma; havalandırma bacalarıyla sağlanmaktadır. Geniş bir alanı kapsayan yeraltı şehirleri galeri ve tünellerle birbirine bağlanmaktadır. Saldırı anında girişi engelleyen kapı taşları mevcuttur.

Yeraltı ŞehriYeraltı Şehrinin Yerleşim Planı:

Dehlizler: Bir mekândan (bölümden) başka mekâna geçmek amacıyla yapılmış olup yüksekliği birbuçuk iki metre, genişliği ise yarım, bir metre arasında değişmektedir.

Odalar: Genellikle orta büyüklüktedir. Hemen hepsinde yere gömülmüş büyük erzak ve su küpleri dikkati çekmektedir.
Ahırlar: Daha çok küçükbaş hayvanların yaşamasına uygun, nisbeten geniş mekanlardır. Buralarda hayvanların yemlenmesine yarayan hatıllar bulunmaktadır.

İbadet Yeri: Yeraltı Şehrinin güney kolunda bugün halkın güvercinlik olarak nitelendirdiği, dairevî plânlı küçük bir ibadet yeri olması muhtemel bir mekan bulunmaktadır. Burada küçük nişçikler dikkati çekmektedir.

Kapak Taşları: Hem ana geçitlerin, hem de özel bölmelerin girişlerini kapatmak amacıyla yapılmış büyük hacimli, dairesel şekilli taş kütlelerdir.

Havalandırma Bacaları: Bacalar yer üstüne açılan, oksijen ihtiyacını karşılamak gayesi ile yapılmış olup bugün üç tanesi açık durumdadır. Mucur Yeraltı Şehri üzerinde bulunan 4795 metrekarelik alan 1991 yılında Kültür Bakanlığınca kamulaştırılmıştır. Bu alanda çevre düzenlemesi yapılarak park ve yeşil alan olarak halkımızın hizmetine sunulmuştur. Yeraltı Şehri, Kayseri Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Kurulu’nca birinci derecede korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.

 

Yeraltı ŞehriMucur Yeraltı Şehri, Nevşehir İline bağlı Derinkuyu, Kaymaklı, Zelve İlçelerinde bulunan turizm açısından önemli yeraltı şehirleriyle eş değerde olup Kırşehir Bölgesi turizmine önemli katkıda bulunabilecek niteliktedir.

Bugün 42 odaya sahip olan yeraltı şehri, ileriki yıllarda yapılacak yeni çalışmalarıyla daha fazla önem kazanacaktır. Mucur yeraltı Şehri halen yerli ve yabancı turistlerin ziyaretlerine açık durumdadır.Keişlik:
Yenice Mahallesindeki su deposunun yanında bulunan büyükce bir mağaradan oluşmaktadır. Keiş o devirde suçluların başında eli kırbaçlı duran kimseye denirmiş. Söylentiye göre bu mağaralarda suçlular durur başlarındada Keiş olurmuş. Şu anda bir harabe görünümünde olan mağara, ziyarete kapalı ve girilemez durumdadır.

 
Kepez Yeraltı Şehri
Mucur ilçesine bağlı Kepez köyü sınırları içerisinde bulunan Kepez Yeraltı Şehri, Kayseri – Ankara karayoluna 14 km, Kırşehir – Aksaray karayoluna 10 km mesafededir.

Kapadokya bölgesinin en düzenli yeraltı şehirlerinden bir tanesi olan Kepez Yeraltı Şehri, mimarisi ve iki farklı renkte olan toprak yapısıyla ziyaretçilerin ilgi odağı haline gelmiştir. Dikdörtgen şeklinde üçerli gruplar halindeki salonlar ve bu salonları birbirine bağlayan galeri ve tünellerden oluşmaktadır.

Kırşehir Valiliği’nin de desteği ile 2002 yılında yeraltı şehrinde kazı ve temizlik çalışması yapılmış; bu çalışma sonucunda, yeraltı şehrinin büyük bir kısmı ortaya çıkarılmış ve temizlenmiştir. Ayrıca, ışıklandırma sistemi ile yön levhaları da yerleştirilmiştir.

Aflak Baba Türbesi
Mucur’a bağlı Altınyazı (Aflak) köyünde yer almaktadır. Tek katlı kümbet, güneyden kuzeye doğru inen bir yamaçta bulunmaktadır. 1968 yılına kadar moloz taş yığıntısı ve sandukadan ibaret olan Aflak Baba Türbesi, aynı yıl Selçuklu kümbet  mimarisine uygun olarak yeniden yaptırılmıştır. Kare planlı ve taştan yapılan türbe, köşe pahlarıyla sekizgene dönüşerek, en üstte de külahla örtülmüştür.Türbeye, doğu yönünden tek parçalı söveli bir kapıdan girilmektedir. Kesme taştan inşa edilen türbe, içten kubbe ile örtülüdür. Türbenin içerisinde bir mezar taşı bulunmaktadır. Mezar taşının şahidesi, sivri kemer çerçeve ile biter. Ayak ucu ise daha prizmaldır. Şahidenin gövdesini bir yazı kuşağı dolanmaktadır. Okunuşu: Ve uhra tuhıbbuneha nasrun minallahi ve fethun garîbun ve beşşiril’mu’minine.(Saff Sûresi 13. ayet) Anlamı: “Seveceğiniz başka bir kazanç daha var: Allah’tan bir yardım ve yakın bir fetih (Mekke’nin fethi) (Ey Muhammed!) Mü’minleri müjdele!”

Kilise (manastır):

Mucur’un ilk yerleşim yerlerinden biridir. Solaklı mahallesinde yer alır. Manastır denilen bu mevkide bir kilise vardır. Yakın tarihe kadar kilise içinde boyalı resimler bulunmasına rağmen bugün kaybolmuştur. Bu kiliseden dolayı bölgeye manastır denilmiştir. Etrafında bir çok inler bulunmaktadır. Bugün bu mağaralar ve inler’den büyük bir kısmı birer soğuk hava deposu ve hayvan ağılı olarak kullanılmaktadır. Yumuşak kayaya oyulmuş olan bu inler turizm açısından görülmeye değer güzelliktedir.

Uyluk ve Kabadurak Şehir Kalıntıları: Mucur’un kuzeyinde yer alan bu bölgelerin ne zaman ve kimler tarafından yerleşim bölgesi olarak kullanıldığı bilinmemektedir. Temel kalıntılarından çok eski dönemlere ait yerleşim bölgesi olduğu anlaşılmaktadır. Kabadurak mevkiindeki büyük taş yığınlarının o bölgeye nasıl ve kimler tarafından getirildiği bilinmemektedir. Kabadurak bölgesinin altının tamamen in olması o bölgeye ayrı bir önem kazandırıyor. Bugün Geycek ve Budak köylerinin arazisi içinde olan bu bölge maalesef tarihi eser kaçakçılarının bir uğrak yeri olmuştur, Turizm açısından büyük önem taşıyan bu bölge Seyfe Gölü’ne de oldukça yakındır. İleride yapılacak kazılarla bu bölgedeki yerleşim birimleri ve yüzlerce oda bulunan inler ortaya çıkarılabilir.

Aksaklı Kiliseleri ve Kalesi: Mucur’un 10 km. güneyinde Aksaklı köyünde bulunmaktadır. Köyün içinde ve etrafında bulunan kiliseler mağaralar ve ilginç şekillerden oluşan kayaların ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Mağaralardan çıkarılan küplerden ve tarihi eserlerde buraların çok eski bir yerleşim yeri olduğu sanılmaktadır. Mucur parkındaki büyük küp ve Aksaklı köyünde köylülerce kullanılmakta olan küplerin birçoğu bu mağaralardan çıkartılmıştır. Kapadokya bölgesinin tipik özelliklerini taşıyan bu kilise ve mağaralar turizm açısından görülmeye değer yerlerdir. Bir de tipik Orta Anadolu Kalesinin bulunduğu bu bölge, başlı başına bir turizm harikasıdır. Kale içindeki ilginç odalar, geçit yerleri, kalenin uzun zamanlar bölgede bir sığınak yeri olarak kullanıldığını göstermektedir. Kaledeki gözetleme yerlerinin kalenin dışarıdan gelecek tehlikelere karşı temkinli olmak için yapıldığı sanılmaktadır. Turizme açılıp tanıtımı yapılınca yöreye büyük turist akını olması kaçınılmazdır.

Aşılık Mağarası: Mucur’un 8 km. kuzeybatısında yer alan mağaranın kimler tarafından ve ne zaman açıldığı bilinmemektedir. Köpekli dağının yamacında bulunan mağaranın içinden Aşı dediğimiz (FeO) Demir oksit çıkmaktadır. Etiler döneminden beri mağaranın kullanıldığı sanılmaktadır. Çıkarılan Aşı madeni boya sanayiinde kullanılmaktadır. Uzun yıllar aşı çıkarılan mağara maalesef göçükler sebebiyle bugün içine girilemez durumdadır.

Yeniceköy İnleri: Mucur’un 2 km. Güneybatısında, eski Acıöz yolu üzerindedir. Hangi döneme ait olduğu belli olmayan birçok in ve mağaralar vardır. Yakınlarında gayri müslim mezarları bulunmaktadır. Uzun zamandır koyun ağılları olarak kullanılan inler görmeye değer güzelliktedir.

Yeşil Vadi: Mucur Şatıroğlu mahallesinden başlayıp Kızılırmak’a kadar uzanan 100-600 metre eninde 15 km. uzunluğunda bir vadidir. Zümrüt yeşili vadide meyve ve sebze üretimi yapılmaktadır. Vadideki ağaçların çoğunluğu söğüt ve kavaktır. Son zamanlarda yoğun bir şekilde iç turizmin akınına uğramaktadır.

SEYFE GÖLÜ (KUŞ CENNETİ)

Mucur sınırları içerisinde bulunan Seyfe Gölü Mucur’un Kuzeyine düşer. Seyfe gölü 39o 12’K, 34o 25’B koordinatlarındadır. Denizden yüksekliği 1080 metre olan Seyfe Gölü’nün alanı yağışlara göre büyük değişiklikler göstermektedir. Bu durum 1545-7000 ha arasında değişmektedir.

Suyu hafif tuzlu olan Seyfe Gölü’nün kuzeyinde kalan bölgelerde tuz oranı düşük güneyinde kalan bölgelerde ise tuz oranı yüksektir. Gölün önemli beslenme kaynağı yeraltı sularıdır. Seyfe köyünden çıkan tatlı su, gölün batısındaki bataklık alanı oluşturur. Seyfe köyü etrafında çeşitli meyve ve kavak ağaçları vardır. Adalar kamış ve sazlıktan oluşur. Kırk elli yıl öncesine kadar bölgenin tamamen sazlık olduğu fakat sivrisinek mücadelesi için yakıldığı söylenmektedir.

Seyfe Gölü içindeki en güzel görüntüler Seyfe köyünün yakınında bulunan bir hüyükten izlenmektedir. Ayrıca Seyfe’nin Badılı, mahallesinden de gölün kenarına kadar gelip mavimsi deniz görüntüsünü almak ve filamingoları seyretmek mümkündür. Seyfe Gölü’nün içinde bulunan adacıklar kuşların yumurtlama alanıdır. Genellikle gölün doğusundaki kıyıcıklarda bulunan bu adalar kuşlar için bulunmaz bir bölgedir. Bu adacıklarda ve göl içindeki kuşları seyredebilmek için gerekmektedir. Göl kenarında gözlemevlerinin bulunmaması yöre için büyük bir kayıptır. İri bacaklı Filamingolar gölün birçok bölgesinden seyredilebilmektedir. Dürbünle bakıldığı zaman çok güzel görünen bu renkli iri kuşlar, insanlarda çabuk huylanmaktadırlar.Sefe Gölü’nden bir görüntü

Göl çevresindeki yüksek tepelerden (hüyükler) bakıldığı zaman göl kenarındaki o muhteşem rengi görmek mümkündür. Gölün maviliği yanında tuzlu suya dayanıklı kırmızı ve yeşil tabiat örtüsü görenleri büyük bir huzur ortamına itmektedir. Bölgede gözlemevleri kurulduğu takdirde yöreye turist akını olacağı kesindir. İç ve dış turizmi canlandıracak olan bu projenin biran önce hayata geçirilmesi şarttır.

Kuşların başlıca beslenme kaynağı bitkisel ve hayvansal planktonlardır.

Göl bu bakımdan zengin bir oluşuma sahiptir. Tuzlu suda yaşayan bazı karides benzeri küçük kabuklu hayvanların yanında, yumuşakcalar, solucanlar ve kurtcuklar kuşların vazgeçilmez besin kaynağını oluşturmaktadır.

Gölde yaşayan en önemli canlı grubu su kuşlarıdır. Seyfe Gölü dünya çapında öneme sahip su kuşlarının barındığı ve beslendiği bir ortamdır. Seyfe Gölünde bugüne kadar 180 adet kuş türünün olduğu tesbit edilmiştir.

1986 yılında gölde yapılan gözlemlere göre Eylül ayı içerisinde gölde 320.000 adet iri filamingo’ya rastlanmıştır. Aynı incelemede 110.000 adet yaban ördeği, 8000 adet martı, balıkçıl, pelikan ve diğer türler olmak üzere toplam 480.000 adet kuşun bölgede birarada yaşadığı gözlenmiştir. Sadece Türkiye değil dünyanın birçok yerinde bu kadar çok filamingoya bir arada rastlamak mümkün değildir. Avrupa konseyinin’de ilgisini çeken bu husus değişik bültenlerle kamuoyuna duyurulmuştur.

Uluslararası kuruluşlara göre 24 saat içerisinde 25.000 adetten fazla olan su kuşunun birarada bulunduğu bölgeler birinci sınıf sit alanı ilan edilmektedir. Seyfe gölü bu sınıflandırmanın çok üzerinde olduğu için bir çok yabancı kuş bilimcilerinin ve çevrecilerin dikkatini çekmektedir. Dünyada sayısı çok az olan birinci sınıf sulak alanlar kapsamına giren Seyfe gölünün maalesef kıymeti bilinmemektedir.

Halen gölde 60 kadar kuşun üreme için sazlıkları ve adacıkları kullandığı tesbit edilmiştir. Filamingoların da gölde üreme alanlarında üredikleri 1970’li yıllarda tesbit edilmiştir.

Dünyada ekolojik dengenin bozulması sonucunda kuş türlerinin azaldığı dikkate alındığında Seyfe Gölünün bugünkü tahrib olmamış durumuyla kuşlar için ne kadar önemli bir bölge olduğu ortaya çıkmaktadır. Kuşların bölgeye göç etmesinin ana sebebi, organik maddeler açısından gölün oldukça zengin olmasıdır. Ayrıca göl içinde bulunan adacıklar kuşlar için bulunmaz bir barınaktır. İnsanlardan uzak olan bu adaların güvenli olması nedeniyle kuşlar rahat hareket etmekte ve üreme imkanı bulabilmektedir. Göl içinde insanların gezememesi kuşların gölde rahat hareket etmesini sağlamaktadır. Fakat kıyılardaki adaların durumu böyle değildir. Göl kıyılarındaki adalarda mevsimsiz avlanmak ve zirai mücadelede kullanılan ilaçların uçaklarla bölgeye atılması binlerce kuş türünün ölmesine sebep olmaktadır.

Uluslararası Kuşları Koruma Konseyi (ICBP) Seyfe Gölünde yaşayan 27 tür kuşu koruma listesine almıştır. Nesilleri azalan bu kuşlar Türkiyenin de taraf olduğu “Bern Sözleşmesi” ile koruma altına alınmıştır.

Bu türler şunlardır:

* Ak Kutan, Ak Pelikan (Pelecanus onocrotulus)
* Tepeli Pelikan (Pelecanus crispus)
* Küçük Karabatak (Phalacrocorax pygmaeus)
* Büyük Ak Balıkçıl (Egretta alba)
* Leylek (Ciconia ciconia)
* Kara Leylek (Ciconia nigra)
* Kaşıkçı (Platalea leucorodia)
* Çeltikçi (Plegadis fulcinellus)
* Flamingo (Phoenicopterus ruber)
* Angıt (adorna ferruginea)
* Kızıl Şahin (Buteo rufinus)
* (Küçük Kartal (Hieraactus pennatus)
* Büyük Orman Kartalı (Aquila clanga)
* Şah Kartal (Aquila heliaca)
* Mısır Akbabası (Neophron percnopterus)
* Çayır Delicesi (Circus pygargus)
* Ulu Doğan (Falco cherrung)
* Bıyıklı Doğan (Falco biarmicus)
* Doğan (Falco pergrinus)
* Toy (Otis tarda)
* Batak Kırlangıcı (Glareola pratincola)
* Kızkuşu (Vanellus spinosus)
* Batak Düdükcünü (Tringa stagnatilis)
* İnce Gagalı Martı (Larus genei)
* Bağırtlak (Pterocles orientalis)
* Puhu (Bubo bubo)
* Gülen Sumru (Gelochelidon nilotica)

Seyfe Gölünden fotoğrafları Foto Galeride bulabilirsiniz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz